PONTOS’UN GEÇMİŞİNİ VE SAMSUNLU BELAİYA’NIN (LÜTFİYE) YAKINLARINI ARIYORUZ

Tamer Çilingir

Aşağıda hikayesini okuyacağınız Belaiya, Pontos ülkesinde yirminci yüzyılın başlarında, ailesinden koparılmış onbinlerce çocuktan biridir. Koca bir ülkeyi kana, gözyaşına boğarak yoketmek isteyenlerin bizlere yaşattıkları acılardan sadece birisidir Belaiya’nın hikayesi.

Yüzbinlerce insan sürgüne gönderilirken geride kalanların sır olarak sakladıkları, anlatamadıkları yaşanmışlıklar, sustukları ve korktukları için geçmişle bağların kopmasını sağlamıştır. Tarih, Karadeniz’de (Pontos)  yeniden ‘’yazılmıştır’’. Adeta Rumların bu topraklarda yaşadıkları yok sayılmıştır. Yalan yanlış bilgilerle yazılan resmi tarih, sadece koca bir ülkenin değil, tek tek insanların ve ailelerin de geçmişiyle bağlarını koparmayı hedeflemiştir.

İşte Belaiya’nın torunları, büyükannelerinin hikayelerini anlatarak, geçmişleriyle bağ kurmak istiyorlar. Bu yazıyı okuyan herkesin, mümkün olabilen herkese bu çağrıyı iletmesini ve hikayenin içinde geçen herhangi bir bölüme dair bilgiye sahip olanların hemen bizimle iletişime geçmesini rica ediyoruz. BAZEN KÜÇÜK BİR BİLGİ, BÜTÜN GERÇEKLERİ AYDINLATABİLİR!..

”Büyükannemiz Belaiya’nın hikayesi

Büyükannemizin ismi Belaiya. (Aslında annemin babaannesi oluyor kendisi) Kendisi hakkındaki çok kısıtlı bilgiye direkt kendi ağzından torunu olan anneme aktarımlarından ulaşmaktayız. LakaplarınınDelipaltooğullarıolduğunu söyleyen büyükannemizin bunu şiveden kaynaklı olarak değiştirdiği ihtimali olduğunu düşünüyoruz. Yani lakaplarıDelibaltaoğullarıda olabilir. Ancak bu konuda kesin bir bilgimiz yok.

PicsArt_04-30-09.57.36

Mezar taşında doğum tarihi (net olarak bilinmese de) H.1330 (M.1912) şeklinde yazılmış. Üç çocuklu bir ailenin en küçük üyesi Belaiya. Babası Dimitri bir terzi iken, annesine dair (ismi dahil) çok bir malumatımız yok. Ancak büyükannemizin kendi annesine dair hikayesini aktarayım. Aile, Rumların Samsun’daki önemli yerleşim yerlerinden Kadıköy Mahallesi’nde ikamet etmekteymiş.

Belaiya 6-7 yaşlarında iken hamile olan annesi doğum yapıyor. Doğumun ardından kısa bir süre geçiyor ve mahalledeki Rumlara ait evlere askerlerce baskınlar düzenleniyor. Kendilerine  sıranın geleceğini düşünen lohusa dönemindeki anne ise alelacele olanları eşine haber vermek için şehir merkezindeki terzi  dükkanına gidiyor. Ve tahminimizce bu sıkıntılara dayanamayan Belaiya’nın annesi kısa süre sonra hastalanarak hayatını kaybediyor.

Aktarımlardan anladığımız kadarıyla Belaiya ve abilerine babaannesi olduğunu düşündüğümüz Sultanabakmaya başlıyor.

Artan baskınlar yüzünden erkeklerin dağa çıktığı süreçte Belaiya’nın babası Dimitri dağa çıkıyor ve akabinde Rusya’ya gidip Rus bir kadınla evlendiği belirtiliyor.

Belaiya’nın abileri Nicola ve Sofili, babaanneleri Sultana tarafından “Erkek çocuklarına zarar veriyorlar” korkusu ile Amasya Merzifon’da akrabalarının yanına götürülüyor.

Belaiya’yı ise Samsun’da zengin bir ailenin yanına veriyor. Babaanne Sultana ise İstanbul’da bulunan kendi kızlarının (Belaiya’nın halalarının) yanına gidiyor.

Sürgün için gelen askerler Belaiya’yı Samsun’da alıyorlar. Hatta sürgün sırasında ayakkabısının tekini kaybeden Belaiya, yine sürgün edilen erkeklerin sırtında taşınıyor.

Belaiya, askerlerin mola verdiği bir Alevi köyü olan Ordu’nun Akkuş İlçesi Yolbaşı Köyü’nde kendilerini ağırlayan aile tarafından evlatlık alınıyor. Belaiya’nın kaldığı evdeki bir kadın askerlere Belaiya’yı evlatlık edinmek istediğini söylüyor. Askerler ise zaten sürgündeki herkesi öldüreceklerini, isterse çocuğu alabileceğini söylüyor.

Belaiya bundan sonra Yolbaşı Köyü’nde yaşamaya başlıyor ve ismi Lütfiye olarak değiştiriliyor. Daha sonra Hüsnü Demir ile evlenip; Akkuş İlçesi’nin Gökçebayır Köyü’ne geliyor ve 4 çocuğu oluyor.

Oğullarından Ali Demir (1941 doğumlu) 1970’lerin sonunda radyodan annesi Belaiya’nın anons edildiğini ve telefon numaraları verildiğini ancak duyuruyu kısa bir an dinledikleri için telefonu not edip geri arayamadıklarını söylüyor.

Yaklaşık 6-7 sene önce ise İzmir’den geldiklerini söyleyen iki ya da üç yaşlı kadın Tokat/Çamiçi’ne gelerek (Yolbaşı Köyü’ne yakın bir yerleşim) Delipaltooğullarından bir Rum kızını aradıklarını ve isminin Belaiya olduğunu söylemişler. Ancak sordukları kişiler bu hikâyeyi bilmediği için herhangi bir şey söyleyememişler.

Tüm bu hikâyeden yola çıkarak belki büyükannemizin ağabeylerinin çocuklarını ya da torunlarını bulabiliriz diye düşünüyoruz.

B. YANAR ”

Kaynak : Devrimci Karadeniz

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s